3H Yayın

Liberalem - 2009 Bahar

 Sample Image

3H Hareketi’nin 2009 Bahar sayısında “Refah Devleti ve Zararları” konusunu ele aldığı "Kapana Kısıldılar" başlıklı Liberalem dergisini indirmek için resme tıklayınız..

 

Mail Group

Mail Grubumuza Üye Olun...

3H Hareketini daha yakından tanımak ve

3H Çalışmalarında aktif rol oynamak için...

Mail grubumuza üye olabilirsiniz...

  Click here to join 3hhareketi

 Üye olmak için Tıklayınız

 

FaceTube

3H @ Facebook & Youtube

Bizi Websitemiz Dışında da Takip Edebilmek Mümkün...

Facebook Grubumuza Üye Olmak İçin Tıklayınız...

 Sample Image

Youtube Kanalımız için Tıklayınız... 

 Sample Image

 

Son Eklenen Yorumlar

Fare Tanrı
İslam,liberalizm ve Tek-Tanrı
Bunu islam inancına göre...
Devamı...
By A.Serkan K.

Düşünce Yasağı ve Düşünce Korkaklığı...
Düşünce yasakları gereklidir.
Hürriyet, Milliyet ve...
Devamı...
By Murat Aygen

"Hudson Enstitüsü"nün Yıldönümü
Ve bunlarida...
Ortalik seffaflastikca JiTEM...
Devamı...
By Haydar Eren

Enerji Bakanına Açık Mektup
Mektup..
:):) Biz üstümüze düşen...
Devamı...
By Alper

Enerji Bakanına Açık Mektup
Lütfen açık mektuplara dikkat edelim.
merhaba, ben enerji bakanı,...
Devamı...
By Taner Yıldız

Democracy In the Hands of Leviathan
2 HEROS: GEN.EVREN & KNIGHT DOGRAMACI
To be eligible as a...
Devamı...
By Murat Aygen

Zaman ve Hürriyet: Sapla Saman
Çiğdem hanıma hatırlatma ve soru..
Sayın Ç.Y.Özkan Zaman...
Devamı...
By yiğit

Siyasi Partiler Ne Zaman Sivilleşecek?
serbest ama yassssak!
Yetkili cikip : SPOR YAPMAK...
Devamı...
By Haydar Eren

Siyasi Partiler Ne Zaman Sivilleşecek?
başlıktaki zor olmayan sorunun cevabı
Siyasi Partiler ne zaman...
Devamı...
By bulut

"Kemalist" Ruhlu Muhafazakarlar
Cemaat
İskender'in yorumunu okudumda...
Devamı...
By Elbruz Erdoğan

Fare Tanrı

Yazan: Haydar Eren, Tarih: 02-07-2009 00:44  

Yayınlama yeri : Yazarlar, Haydar EREN

Fare nedir?

Ingilizcede "pest" denilen kene, sivrisinek, esek arisi, hamam bocegi, vs gibi "evdeki zararli hayvanlar"dan biridir.Tanri nedir?Insanlarin en kutsal buldugu, en onemli varlik diye tapindigi olgu. 

Fare Tanri olurmu?

Olur. Hindistanda oldugunu hepimiz biliyoruz. Sacina boncuklar takmis, beyaz bir kumasi bedenine sarmis, yuzunun orasini burasini boyamis bir adam her sabah bir legen sutu goturup farelerin yasadigi tapinaga birakiyor, bir de kuru yemis, meyva filan varsa onlari da birakiyor.

Niye?

Fareler Tanri.

Yorum Ekle (1) Devamını Oku
Son Güncelleme ( Çarşamba, 01 Temmuz 2009 )
 
Asker "Dosya Kapandı" Deyince Kapanır mı?

Yazan: Öner Bulut, Tarih: 01-07-2009 05:33  

Yayınlama yeri : Yazarlar, Öner BULUT


Birkaç haftadır yaşanılan bu hukuk karmaşası bir kez daha göstermiştir ki, yargı erkindeki mevcut çift başlılık durumu, ceza yargılamasının yegâne amacı olan ‘maddi gerçeklere ulaşma’ noktasında hukukun ve hukuk uygulayıcılarının önünü tıkamaya devam etmektedir.


 Genelkurmay Askeri Savcılık makamı, malum ‘belge’ye ilişkin başlattığı soruşturmasını nihayete erdirdi. Soruşturmayı takipsizlik kararı ile noktalayan askeri yargı mekanizması, kendisi açısından, söz konusu belgeye ilişkin açmış olduğu soruşturma dosyasını şimdilik kapattı.  

Takipsizlik kararında vurgulanan, “soruşturma konusu belgenin orijinalinin bulunamadığı”, “fotokopisi üzerinde yaptırılan grafolojik inceleme sonucu, imzanın kuvvetle muhtemel Albay Dursun Çiçek’e ait olduğuna ilişkin bir kanaate varıldığı”, “buna rağmen belgenin genelkurmayın bilgisi dâhilinde hazırlandığına dair yeterli ve kuvvetli kanıt toplanamadığı” hususları dikkate değerdi. 

İki haftayı aşkın bir süredir Türkiye’nin gündemini meşgul eden malum belge, Taraf Gazetesi’nde yayınlandığı günden itibaren girilen soruşturma sürecinin, baştan sona değin hukuki hatalarla dolu olduğunu düşünüyorum.


Yorum Ekle Devamını Oku
Son Güncelleme ( Çarşamba, 01 Temmuz 2009 )
 
Enerji Bakanına Açık Mektup

Yazan: Alper Akalın, Tarih: 29-06-2009 00:07

Yayınlama yeri : Yazarlar, Alper AKALIN

Bu yazı, Enerji Piyasası Denetleme Kurulu’nun (EPDK), akaryakıt fiyatlarına müdahale etmesi üzerine, Enerji Bakanı’na sitem amacıyla yazılmıştır


Sayın Taner Yıldız;

 

Göreve ilk geldiğiniz zaman, sizi tanımıyordum. Görece başarılı bir şekilde görevini tamamlayan Hilmi Güler’den sonra sizin nasıl bir performans sergileyeceğinizi açıkçası çok merak ediyordum. Enerji sektöründe bir hayli deneyiminiz olduğunu öğrendikten sonra bile kafamda acaba işaretleri vardı ki; devir teslim töreninde sarf etmiş olduğunuz şu söz, bu görevi layıkıyla yerine getireceğiniz konusunda içime su serpti: 

 

“Enerji piyasasını devlet egemen yapıdan kurtarıp liberalleştireceğiz..” Göreve gelir gelmez yapmış olduğunuz saptamada ne kadar haklıydınız.

 

Yorum Ekle (2) Devamını Oku
Son Güncelleme ( Pazartesi, 29 Haziran 2009 )
 
Siyasi Partiler Ne Zaman Sivilleşecek?

Yazan: Bilal Sambur, Tarih: 26-06-2009 00:25

Yayınlama yeri : Yazarlar, Bilal SAMBUR


Liberal demokrasilerde partilere verilen bu önemden dolayı devlet, bir anlamda siyasi partilerin devletidir. Ancak vesayet rejiminde ise, durum bunun tam tersidir. Ülkemizde siyasi partilerin devleti yoktur, ancak devletin siyasi partileri vardır.


http://www.taraf.com.tr/fotoraflar/ab.jpg Ülkemizin en önemli sorununun demokratikleşmeme olduğunu söyleyebiliriz. Özgürlük, hukuk, çoğulculuk, sivilleşme ve refah için gerekli olan özgürlükçü demokrasinin kurumsallaşmasına imkân tanımayan vesayet rejimi, anti-demokrasinin kurumsallaşması için her türlü araca başvurmakta ve yolu denemektedir. Anti-demokrasinin kurumsallaşmasına rağmen demokrasinin sadece formel olarak uygulanması, demokratikleşmeme dediğimiz sorunun doğmasına neden olmaktadır. 19-20 Haziran tarihleri arasında yapılan on dokuzuncu Abant Platform'unda demokratikleşme ve siyasi partiler konusu masaya yatırıldı ve demokrasinin ülkemizde niçin kurumsallaşmadığı sorusuna siyasi partiler düzleminde cevap aranmaya çalışıldı.

1982 Anayasası'nın yapımında hiçbir siyasi partinin katkısı yoktur. Başka bir ifadeyle 82 Anayasası partisiz bir anayasadır. 82 ve 61 Anayasaları arasındaki önemli farklardan biri budur. 82 Anayasası ve siyasi partiler yasası, toplumsal ve siyasal hayatı formel olarak partili, muhtevada ise partisiz olarak öngören bir illiberal felsefeyle hazırlanmışlardır.

82 ANAYASASI: PARTİSİZ DEMOKRASİ


Yorum Ekle (2) Devamını Oku
Son Güncelleme ( Perşembe, 25 Haziran 2009 )
 
Para Kazanma Suçu

Yazan: Barış, Tarih: 24-06-2009 01:15

Yayınlama yeri : 3H Hareketi, Hür Yorum


Orjinal Link: Ekonomiturk


http://nasirjafri.com/wp-content/uploads/2009/02/make-money-at-home-350x253.jpg Ulkemizde en buyuk suclardan biri para kazanmak. Bundan daha buyuk suc da para kazanmak icin calistigini acikca soylemek herhalde. Ama ancak "gluk gluk" seviyesinde iseniz, karin tokluguna calisiyorsaniz, ekmek parasi pesindeyim abi durumundaysaniz para kazanmaniz erdemli bir ugras olarak degerlendirilebilir. Bunu disindaki durumlarda cok para kazanmak ayiptir.

Saglik bakani Recep Akdag doktorlari "israrla para kazanmak istemek"le sucluyor. Konu saglik sektoru, devlet, doktorlar olunca isler karmasiklasiyor. Sorun tek boyutlu olmaktan cikiyor. Ama salt para kazanmak arzusu suc degildir, sirf bu nedenle herhangi bir pozisyonun dogrulugu ispatlanamaz. Kimse de para kazanmak istiyor diye elestirilemez.

Sahsen ben para kazanmak arzusu olmayan bir doktora muayene olmak istemem. Degil doktor, para kazanmak arzusu olmayan bir berbere bile gitmekte tereddut ederim. Isini iyi yapmayan bir doktorun ya da berberin normal kosullarda bu durumdan menfaat saglamasi, para kazanmasi mumkun degildir. Isini iyi yapan ise bunun karsiliginda odulunu alacaktir.


Yorum Ekle Devamını Oku
Son Güncelleme ( Salı, 23 Haziran 2009 )
 
Suni Büyümenin Bedeli

Yazan: Serkan Kiremit, Tarih: 22-06-2009 00:09

Yayınlama yeri : Yazarlar, Serkan KİREMİT


http://www.dralisyed.com/roller_coaster.jpg Avusturya ekolüne göre, her iktisadi büyüme iyi değildir. Büyüme doğal bir şekilde gerçekleşmiş ise sorun yoktur ama büyüme suni bir biçimde tetiklenmişse bunun bedeli çok ağır olur.

Büyümenin maliyeti, Hayek’e göre orta ve uzun dönemde ortaya çıkar. Ve maliyetin bedeli her şekilde ülkenin vatandaşları tarafından karşılanır.

Son dönemdeki global büyüme iktisatçılar arasında büyük bir sevinçle karşılandı ama kârlar sürekli bir yükselme göstermekle, ilelebet böyle devam edemeyeceğini görmek arasında bir fark vardır. Bu farkı her koşulda dile getirmek Avusturya iktisatçılarına düşen bir görev gibidir. Teorilerinin sağlamlılığı, bunun yanında, kısa dönemde işe yaramıyor gözükmesi, onları, iktisat disiplininde ilgi odağı olmaktan uzaklaştırır. Bunun yanında, ısrarlı ve güçlü fikirlerinden taviz vermiyor olmaları, onların, şöhretlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Buna rağmen, Avusturya ekolüne mensup kişiler, yüzyılın başlıca tartışmalarındaki en önde gelen polemikçileriydi. Bugün dünya siyasetine başlıca yön veren; özelleştirme, sosyal güvenlik reformu, merkez bankası özerkliği ve serbest piyasa iktisadı, temelde Avusturya ekolünün mirasıdır.

Avusturya ekolü, 1920’lerde dünyada görülen bolluk döneminde, krizi önceden gören bir iktisat okulu olarak çok popülerdi. Skousen o yılları şöyle ifade ediyordu:  


Yorum Ekle Devamını Oku
Son Güncelleme ( Pazar, 21 Haziran 2009 )
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 10 Toplam: 646

3H Tarihi

Hür Arşiv